22.12.11
trajikomik bir hikaye
Fırsatlar vardır; önümüze çıkan, önümüzü kesen, aklımızı karıştırıp bizi yanlış yollara saptırmaya çalışan, bize kolaylık sağlayıp işimiz kolaylaştıran, peşine düşüp sürüklendiğimiz. Hangisi olursa olsun insan bünyesi bu fırsatları değerlendirmekten yanadır her zaman. Sırf fırsattan yararlanmak için gittiğimiz alışveriş merkezleri, kampanyalı diye aldığınız kazaklar, bir alana ikincisi var diye yalnız gitmekten nefret ettiğimiz sinemalar vardır. Fırsatlardan kazandıklarınızı yanınıza kar kalacak zannedersiniz oysa ki fırsat sunanlar aslında sizden bağlılığınızı, paranızı, dah aok çalışmanızı, bir daha denemenizi istemektedir. "Bu işte bir bityeniği var" hissi içinizi kemirse de fırsatlar parlayarak gözünüzü alır ve ufacık bir hata başınıza trajikomik bir hikaye örüverir.
Sahne I
Haftasonu için okuduğu şehirden ailesinin yanına gelen gençkız dersi asarak bir gün fazladan kalmıştır. Ertesi sabah yola çıkmayı planlamışken arkadaşından yapılacak olan bir geziye kendisi ile gitmek istediğini belirten bir mesaj alır. Geziye de katılmak için dönüşünü o gece yapmayı düşünür ve her zaman kullandığı otobüs firmasının sadece içinde bulunduğu ay geçerli olan %20lik indirimden yararlanmak istemektedir. Bunun için kardeşinin hattından şifre göndermesi gerektiğinden bir süre onu bekler. Dönüş için poğaça hazırlıkları olan mutfakta uğraşırken aynı zamanda akşam arkadaşıyla buluşacağından dolayı gece 23:59 arabasına yetişememekten korkar ve Niğde'den aktarmalı olarak gelecek 00:45 arabasına bilet alır. 33 TL vereceği bilete kampanya sayesinde 28 TL vererek öğrenci mantığını güçlendiren bir uygulama yapmaktan gururludur.
Sahne II
Biletiniz alınmıştır yazısını gören gençkız kalkış yerinin otogar olduğunu görünce şok olur. Bunun nedeni her seferinde evine yakın olan tesisten kalkan otobüsün bu sefer otogardan kalkacağını bileti alırken farketmemiş olmasıdır. Bileti açığa almaya çalıştığı halde başarılı olamaz ve telefona sarılır. Önce tesisi sonra temsilciliği arar fakat kampanya şartları gereği ne koltuğu ne saati değiştiremeyeceğini ve bileti açığa alamayacağını öğrenir. Telefondaki memura zate yaptıklarının ufak bir indirim olduğunu, yolculara haber vermeden yolda uğradıkları yerlerden dem vurur fakat karşıdaki büyük ihtimalle ahizeyi masaya kapatmıştır çünkü ses gelmemektedir. Annesinin bir şey olmaz telkinleriyle rahatlayan gençkızın babası bileti boş verip yeni bilet alması gerektiği söyler. Fakat kampanyadan yararlanan gençkız boşa gitmesin adamlara durduk yere bağış yapmanın anlamı yok mantığındadır.
Sahne III
Çok düşünen insanın hali başkadır. Her şeyi göze aldığından çok plana düşüncelerinde bıraktığı paylar yetmezse hepsi üstüste gelip başına patlayabilir. Nitekim saat 23'de işleri biten gençkız otobüs saatini beklemey başlar. Durumdan hoşnut olmayan babası streslenmiş montuyla oturmakta ve televizyon zaplamaktadır. Erkenden çıkarak önce saati 7 TL'lik otogar otoparkına arabayı park eder sonra internetten aldığı bileti kestirerek "gelen yolcu" bölümünde firmanın alanında beklemeye başlarlar. Babasının arada bir söylenmeleriyle streslenen gençkızın reflüsü azar ve mide ağrıları çekmeye başlar fakat renk vermemeye çalışır. 00:30'da gelen araçla rahatlayan bünyesi gelen otobüsün 01:00 otobüsü olduğunu diğer otobüsün sonra geleceğini öğrenince aklı karışır. On dakika sonra gelen otobüs ise 01:15 otobüsüdür ve kendi otobüsü ortada yoktur. Bileti değiştirme girişimlerinden veya yeni bilet alma girişiminden sonuç çıkaramayan babası söylenmelerini arttırmış otobüsün korsan oalbileceğinden kuşkulanmıştır ve annesi de ona eşlik etmeye başlamıştır. Saat 01:20 olmuştur ve otobüs hala ortada yoktur. Durumdan bunalan gençkız teklifini yapar " Eve gidip uyuyalım ben sabah otobüsle giderim!".
Sahne IV
Otogardan çıkan çekirdek aile tesiste doğru yol alırken korsan otobüslerde etraflarında olan hadiselerden bahsederek "Her şeyde bir hayır vardır." cümlesini sık sık tekrar eder. Tesisten sabah için bilet alarak bekledikleri otobüsün gelmediğini iletir fakat şikayette bulunmayacak sinirli ve yaygara koparmayacak kadar sakinlerdir. Memurlardan biri "Otobüsünüz hala gelmemiş kaçırmadınız yani hala binebilirsiniz." der. Gençkızın babası gayet sakin "Kardeşim bizim kafamız attı bak başka bilet alıyoruz binmicez o otobüse." der. Aldıkları yeni bilet üzerinden indirim yapan diğer memur arkalarından özür dilerken evlerinin yolunu tutarlar. Apartmandan içeri girerken telefonu çalan gençkız panikler, babasının keskin bakışları altında telefonu açar; karşıdaki ses "Otobüsünüz kalkıyor." der. Gençkız; "Yarım saattir o otobüsü bekliyorum ben sabaha bilet aldım binmicem o otobüse." der. Hayatında ilk defa otobüse gelmediğinden dolayı aranan bir yolcu gördüğünden dolayı şaşkınlığı artmıştır. Eve geldiklerinde annesine "Gitmemi istemedin ondan böyel oldu." kardeşine "Hasretine dayanamadım." der ve saat 02:30'a doğru yatar. Sabah uyanınca ailecek edecekleri kahvaltıyı hazırlar çarçabuk bir şeyler atıştırarak derse giden kardeşinin onu bırakması için hazırlanır. Ellerinde bavulları sabah 10:00 otobüsünü tesiste beklerken aynı anda yetişmek için gece gitmeye kalktığı gezi başlamıştır.
Şehir dışında okuyan milyonlarca öğrencinin her an yaşadığı ufak problemler bu gençkızımız yaşayınca büyüyüp kocaman bir hikayeye dönüşmüştür. Öğrenci kafasıyle her zaman para kazandırdığı firmalardan 5 TL az ödeyeyim derken kullanmadığı bilete veridği 28 TL, otopark ücreti 7 TL, üstüne uykusuz kaldığı 2 saat, hepsinden önemlisi yaşadığı stres, yediği ebevyn lafları ve kaçırdığı bir gezi bulunmaktadır. Bu trajikomik bir hikayeden ne ders alınır bilemiyorum ama herkes ne alırsa yanına kar kalır.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

1 yorum:
herkesin başına gelebilecek (ya da gelmiş) stres dolu bu gıcık an'ları klasik tabirle sosyolojik/psikolojik mizahi bir dil'le sunulmasına yapacağım yorum, ilginç :)
Yorum Gönder