27.9.10

kafa izni


normalde şuan yüksek lisansımın ilk günü heyecanıyla yurtta olmam gerekiyordu. fakat 5 senedir okulun ilk haftası okula giden seçmece insanlardan oldum da ne oldu başım göğe mi erdi beni 1 sene erken mi mezun ettiler gerçi hak ettiğim gibi zamanında etselerdi bile yeterdi ya neyse...

sonuç olarak kayıtları salıya kadar uzatmaları sonucunda bu haftayı asmış evimde pinekleme durumundayım. yani hayatımda ilk defa kafadan izin verdim kendime ama sıkılıyorum tadını çıkarmak yerine...
ee karşınızda ben olunca zor olmuyor tabi herşeyi kafama takıp alabiliyorum üstüme vazife...
fotoğrafta gördüğünüz üzere irmik helvası yaptım bu gün kendime. kalem kağıda gerek yok ama tarif veriyorum yapıverim 5 dakkada canınız çektiyse :)

100 gr tereyağı ve parlaması içinde birazcık sıvı yağ
1,5 su bardağı irmik
isterseniz dolmalık fıstık (ben sevmem toplaması zahmetli olduğundan aşırı pahalıdır öğrenci adamın işi olmaz)

bu üç malzemeyi bir kapta sürekli karıştırarark irmiklerin ve fıstıkların kızarması ama yanmaması gerekiyor.

1 su bardağı süt
1 su bardağı su (yumuşak olması için su önemli ama sütte kullanabilirsiniz yerine)
1 su bardağı toz şeker
isterseniz 1 paket vanilya

başka bir kapta şeker emilene kadar karıştırın daha sonra pembeleşen irmiklerin üzerine dökün (dikkat! kaynar olacağından yakamayın elinizi kolunuzu) lapa olmayacaktır (inşallah) üzerini kapatarak suyunu çekmesine izin verin.

işte bu kadar. irmiklerin pembeleşmesi azcık zaman ve kas kuvveti gerektiriyor ama sonunda markada verebilirim hatta ALPEDO sade dondurmayla veya çay ile güzel bir kombinasyon. az şekerli az yağlı bol zevkli...

işte böyle bu günü de böyle geçirdik okunmayan blogumun sevgili izleyicileri :)

Hiç yorum yok: