19.10.10

Kaza ve Kader

eskiden hergün çıktığım yokuşlardan birinin başlangıcındayım
yer azcık kaygan çisildeyen yağmurun etkiyle
ayağım gaza yükleniyor yokuşun dikliğiyle orantılı
önümde gri bir araba direksyonu sola kırıyor yanmadan sinyal lambası
elim tüm gücüyle kornaya basıyor ayağım aynı oranda frene
kadın dönmüş bana bakıyor çekilsene yoldan be!
sağ farımla sol arka kapısını işaretliyorum gri arabanın
içimde ard arda gelen yanlışlıklarla büyüyen bir öfke
ne oldu bugün böyle!

*****

uyandım sabah mahmur bir pazar işte...
http://sularkralicesi.blogspot.com/2010/09/mahmur-bir-pazar.html
güzel ve uzun bir kahvaltı yaptım ailemle
yağmur serpiştiriyor dışarıda kuru memleketler için büyük nimet
ufacık bir ara bile iyi geliyor insana onca hengame arasında
uzaklaşmak en doğru açıyı seçtiriyor size
hayata bakarken eğilip bükülmüyorsun böylece
bir fotoğraf çerçevesine yıllar sonra baktığında
gerçekten mutlu olduğu görmek için yapay gülüşler yerine
*****

derin bir nefes çektim içime
"sinyal versene!" diye bağırıyorum "ben verdiğimi sanıyordum" diyor
ee hani nerde sarı ışık hani nerde ben mi görmedim acep
yanımızdan arabalar geçiyor başıma bir iki damla yağmur düşüyor
kadının yanındaki adam ellerini kavuşturmuş sanki film izliyor
tamam çok heyecana gerek yok ama bu sakinlik beni çıldırtıyor
derin bir nefes daha
ancak oksijen temizler beynimin kıvrımlarını ki düşünebileyim rahatça
*****

sanal alemin yapaylığında gezinirken ben
evde bir koşturmaca var öğleye doğru
telefon çalıyor babam giymiş koyu renkleri babannem vahlıyor
Rabbim yanına almış birisini ardında kalanların canı yanmış
bizimkiler ardından dua etmeye gidiyor
kardeşim hazırlanıyor öğrenci milletinin koşuşturmacası bitmiyor
ıslanmasın yavrucak durağa kadar bırakalım bari
sonra da alışveriş yapıcaz akşama ekmek kalmamış evde
ayakkabılarını giymiş bekliyorlar kapı önünde
arabanın anahtarı yokki hiçbir yerde

*****

bir zincir gibi örülüyor olaylar birkaç dakika içinde
düşünmeye başlıyorum bugündeki terslik ne?
çok bir hasar yok biraz göçük biraz mavi boya gri üzerine
"ben durursunuz sanmıştım" diyor kadın
"e ben frene bastım ama yokuş yukarı hızlanmıştım"
el freni geliyor aklıma neden çekmedim ki o anda?
adam hala süzüyor hasar tespit memuru gibi olayları
yorum yok mimik yok kadın şaşkınlıktan konuşamıyor bile
dedim ben bir yanlışlık var bugünde!

*****

bulamadık anahtarı bir türlü herhalde babam aldı yanlışlıkla
'garajdaki arabayla gidelim' dedim babama kızarak bir taraftan da
kardeşim dedi ki 'gerek yok abla' 'ne olcak ki' dedim 'döneriz 5 dakikaya'
bu arada biraz içerlemiştim babama aceleciliği var üstümde onunda
çıktık evden ufaklık dedi ki 'anayoldan git abla'
dedim ki ' bırakırım arkadan ben seni takılmayalım ışığa'
neyse bıraktık onu otobüs durağına
caddeden gitmeyeyim dedim döneyim şu yokuştan araya

*****

birkaç ay öncesine kadar hergün tırmandığım yokuşta
önümde bir araba sinyal vermeden kırdı direksyonu sola
tüm mahallede yankılandı benim kornanın sesi ama sonuç değişmedi
arabalar şahsen tanıştı biranda renklerinden hediye verdiler birer parça
biraz sinir biraz stres kafamda onca hesapla helalleştik sonunda
*****

devam ettik yola hesaplar dönüyor kafamda
kardeşim diyor ki 'belki nazardı şükür atlattık bu kadarla'
'belki sadaka vermeyi aksattık bu ara şükrünü edemedik hakkıyla eda'
baktım, baktım bu kadar açık bir silsile olabilir ancak karşımda
önce tüm hırsımı kendi kendime söylene söylene babamdan çıkardım
'beni sinirlendirmeseydi, araba arahtarlarını karıştırmasaydı' dedim
sonra 'niye ana yoldan gitmiyorsun derdin ne! ' diye kendime kızdım
bunların hepsi ufak tefek dönemeçlerdi geriye doğru baktığımda
günler önce bir muhabbette söylediğim bir cümle çaktı zihnimde
'ne zaman kaza yaptığımı gördün ki!' demiştim birine
dilinin kurbanı derler böylelerine

Allah müslümanın sözünü doğrular
Kader ne kadar genel yazıldıysa da kafana düşecek birşey varsa düşer
bunun kaya mı toz mu olacağını senin almelin belirler
Kaza kaderinin yolunda birkaç uyarıdır sana
Rabbim sevdiği kuluna böyle bulunur ikazda
umarım bizde dersimizi çıkarır sevdiği kullarından oluruz

apple sahibi Steve Jobs'un Standford mezuniyet konuşmasında söylediği gibi
'ancak geriye bakarak noktaları birleştirebilirsiniz, ileriye bakarak bu mümkün olmaz'
http://www.dailymotion.com/video/x9vsuu_steve-jobs-ac-kal-budala-kal_people

p.s. olaylar tümüyle benim başıma gelmiş olup gerçektir ve 10.10.10 gününde yaşanmıştır...

Hiç yorum yok: