Bu bir pazartesi yazısı...
Sendromlardan kurtulmaya karar veren birinin hikayesi...
Üç beş gün tüm hüznünü boşaltan gökte açan parlak güneşle gülümseyen bir kızın hikayesi.
Sürekli 'ne işim var benim burada?' diye diye kendini soğuttu hayattan. Biten tüm ümitlerinin yerini doldurmak için çabalarken yıllarca hiç etrafına bakmadan yaşadı. Şimdi evden uzakta bir ayını geçirdi. Git-gelleri oluyor denizler gibi ama artık şikayetçi değil çünkü denize uzak değil. Karada cılız bir su birikintisi gibi hissediyordu kendini. 'Herkes gitti ben burada kaldım' diye hayıflanıyordu sürekli. Daha iyi anlıyor göğsünün sıkışmalarını şimdi şimdi. Derin derin içine çektiği nefesleri yeni yeni dolduruyor göğüs kafesini. Herşeyi yamalı herşeyi eksik yine yavaş yavaş tamamlayacak herşeyini. Artık bıraktı yerini doldurmayı eski ümitlerinin yeni ümitler yetiştiriyor mavi mavi. Saksı çiçeği aldı evden uzaktaki ilk gününde suyunu eksik etmiyor güneşini de.
Pazartesileri diyete başlama günüdür salı bırakma, pazartesiler kasvet doludur, artık değil. Dışarıda güneş parlıyor kasımın ilk günü, sarı sarı yapraklar var yerlerde. Yıllarca hapsolduğunu hissederek yaşadı şehrinde şimdi bu şehir onu çağırıyor kendi dilinde. Çamlıca'dan bakınca ikindi ezanı vaktinde ne kadar masum bu şehir ne kadar sakin uyumlu ve narin belki de içindeki karmaşayı gizlercesine çekmiş mavileri yeşilleri üstüne. 'Bana benziyor İstanbul' demeye başlıyorum gitgide. Baş ağrılarım geçmiyor hala çatışıyor içimdeki duygular, kararlar. Hani cesaretim nerde? Herşeyi yapabilir gibi hissetsem de içimdeki ağırlığı sürüklüyorum hala her gittiğim yere. Denize dökmek için geldim tüm biriktirdiklerimi oysa ben. Ona zarar vermek için değil onunla çoğalmak için geldim ben. Görmeden sahip olmadan özlediğim denize kavuşmak için geldim ben.
bu bir pazartesi yazısı...
tüm sendromlardan kurtularak gönlünü açan güneşle ısıtarak gülümsemenin başlangıcı. sweet november'ı hatırlayıp hüzünlü gülümsemelerin etrafını sardıkça arınıp güzelliklere inanmanın başlangıcı.
Çatışan herşeye inat yeniden başlangıcın yorgun savaşçılarına armağanı ;)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder