20.1.11

teslim oluyorum!


labirent çözüyormuşum gibi açtım üzerine bir hırsla uzun cümleler karalanmış mavi kağıdı. oklar konulmuş, kelimelerin üzeri çizilmiş... yazıldıktan sonra tekrar okunmamış belli. harfler benliğinden çıkmış korkudan birbirlerine sarılmış kelimeler. nokta ve virgüller ortadan kaybolmuş ünlemler sarmış her yanı. kim kiminle konuşuyor belli değil; diyaloglar hep tek taraflı. "teslim oluyorum" diyor sık sık karanlıkla arasında bir anlaşma yapmış sanki mükemmelliği onda bulduğundan bahsediyor. yıldızlar diyor "nadide mücevherler gibi" onlardan biri olmak istiyor. suçunun ne olduğunu bilmeden benliğinden yalnız kalbini bir kuytuya saklayıp tüm aydınlıklara yüz çevirip karanlığa teslim oluyor. hesaplaşmaları daha bitmemişken kendiyle karanlığın onu sorguladığından bahsediyor; "sağ çıktığım bütün savaşlara inat dimdik karşısında duruyorum karanlığın". savunacak hiçbir şeyinin olmadığını söylüyor bir gün kurtulma umudu var belli karanlığın kalbine ulaşamayacağını düşünüyor. keskin kısa cümleleri yorgunluğundan bahsediyor, var olmak için verdiği savaştan yakınıyor. siyaha alıştıkça aydınlıklar lacivertten maviliklere sürüklüyor hikayeyi. yıldızlara yaklaşıyor aydınlanıyor savrulmuş benliği. tamamlanmak için dönüp kalbini aradığında karanlığın neden bu kadar mükemmel olduğunu anlıyor. "ben artık benliğimi yitirip ona karıştığımda o mükemmelliği için gerekli olan tek şeyin sahibiydi; kalbimin"

Hiç yorum yok: