"rüyalar gerçek olsa..."
geçen sene baktığım deniz fotoğraflarından birinin sahibine sormuştum "yeterince ağlarsam damlalar yol olup beni denize kavuşturur mu?" diye. şükürler olsun cevabımı aldım :)
dalgalar kayaları aşmış yağmur toprağın kokusuna karışmış...
zifiri karanlık içinde sıçrayan köpüklerin beyazlığı yol boyu uzanan ince bir şerit gibi...
gündüz gözüyle çekilmiş fotoğrafları daha sonra sizinle paylaşacağım; malum 23 olmama tamı tamına 11 gün kalmış olması hayatımda çokta fazla bir değişikliğe yol açmıyor. 18i yıllarca beklersiniz de hani o geçen bir saniye sizi prensese çevirmez ya aynen öyle... 18 benim için çok sevdiğim ehliyetime kavuşmak demekti o yüzden anlamlıydı :) 'miniş'imle kavuşmamızın yollarını açtı :)
ömrüm boyunca karada klamya mahkum gibi hissettim deniz kenarında bulunduğum her anı kaydettim, geceleri o kayıtlardan dalga seslerini dinleyerek uyudum...
düşünebileceğiniz her deniz fenerini araştırdım fotoğraflarını topladım ama hiç birini öğrenmedim, ezberlemedim... kendimi kaptırığ bağlanıp üzülmek istemedim çünkü hüsran çok acı... dünyada fotoğrafı en çok çekilen deniz fenerine aşık olmamı engellemedi ama bu! Portland Headlight House http://www.portlandheadlight.com/ her yeri gezdim bulamnk için sonunda 3000 parçalık puzzle'ı karşıma çıktı birgün. 20.yaşgünümde başaldım onu yapmaya ilk bir kaç günde çerçevesi, ufuk çizgisi ve denizfeneri tamamlanmıştı. çok badireler atlattı fakat hala tamamlanamadı.
istanbul! aşkın ve denizin şehri... belkide sussadığım herşeyin sahibi... içimde biriktirdiğim tüm göz yaşlarını saldım marmara'ya hala tükenmedi... onun hırçınlığı benim özlemimi içine çektikçe duruldu benim fırtınalarım ama dinmedi... ne evime ne istanbul'a özlem var içimde ama deniz!!! sanki içindeyken bile hasrtelik işler kalbime...
hayatım boyunca kendimi ikna ettim olanlara, devam edebilmek için belkide her defasında. bu sefer hayatımdaki ilk bencilliğime bulduğum tüm nedenler benim içimde düğümlenen tüm nedenlerin sesi gibi şuan kulağımda çınlayan dalgalar. "artık dalga seslerini duymadan uyumak istemiyorum. tuz kokulu nefesler almak isityorum. gözümü ilk açışlarıma rüyalarıma devam eder gibi ufka uzanan denizi görmek isityorum."
bugün sahilde yürürken mırıldandım kendi kendime " ya okyanus? o nasıl bir güzelliktir acaba?"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder