23.12.12

Aksi ile kaim

Saplanıp kalmak bir balçığa, aklında uçsuz bucaksız maviliklerle hemde.
Debelenmenin boşuna olduğunu bilsen ne bilmesen ne...
İnsandaki hayatta kalma güdüsü öyle güçlü ki, düşüncenin önüne geçiyor herhalde.
Sırtımızı, ruhumuzu dayanmamız gereken yeri bile bile düşüyoruz bu hale.

Öfkelenmek manasız olsa da aynadan bile kaçırıyoruz bakışlarımızı,
İçimize işlemiş canımzı acıtandan intikam alma duygusu.
Oysa bizi düşürende, acımızı yüzümüze vuran da yalnız biziz.
Debelenmek bu yüzden boşadır, balçık dediğimiz kendi aklımız.

Zihnimizin en biliçsiz köşelerine hapsettiğimiz karanlıklar,
Kendimize itiraf etmeye yanaşmadığımız; korkularımız.
Oysa dillendiririz her derdimizi, destek ararız iki damlaya,
Yalnızlığımızdan dem vurduğumuz her an yüzleşmektir korkularımızla.

Aynı yanlışa düşmek öğrenmediğinden değil, çözemediğindendir,
Atlatmak yetmek söküp atmalı hayatından tüm balçıkları.
Tüketmek mümkün değil her adımında yenilerini türetir nefis,
Kalp gitti mi nefis kalır geriye, akıl ikisi arasında bocalar durur ömrünce.

Ne gece benzer gündüze, ne kış özler yazı...
Her varlık nasıl zıttıyla kaim ise,
her bataklığa bir mavilik düşer,
Elbet her korkuya karşı bir huzur yaratılmıştır.

Göremediğimiz ikisinin de muhattabı insandır, ikisi de insanda gizlidir.


Hiç yorum yok: