27.7.10

kandil

Rabbim herşeyi yaratmadan önce diledi.  " Ben gizli bir hazineydim kendimi bildirmek diledim" buyurmuş. işte yaratacaklarını kadere bu gece Berat kandilinde bildirdi. Efendimiz (s.a.v.)" berat kandilinin gününü oruçla gecesini ibadetle geçiriniz" buyurmuş Hz. Aişe validemiz ona "Sen Rabbinin sevgili kulusun kendini nedne bu kadar harab ediyorusun?" diye sual ettiğinde "Ben şükredici kul olmayayım mı!" buyurmuş ve Berat kandilinin ne kadar mübarek olduğunu ve bu gecede gelecek sene içerisinde öleceklerin ve yaşayacakların kazaların kaderlerin yazıldığı gece olduğunu bildirmiş ve "Ben kaderimin oruçluyken yazılmasını isterim" buyurmuş. bizler iki kandil mesajı ve çayın yanında bir kandil simidi ile geçirirken bu kutlu günü Efendimiz en yüce en sevgili olmasına rağmen gözyaşı döker afdiler yalvarırmış. çünkü Rabbim buyuruyor "af dileyen yok mu affedeyim birşey dileyen yok mu vereyim" Rabbimiz bu kadar açık yürekli merhamet doluyken biz dünyaya ne kadar da kapılmışız. Efendimiz eshabına "beni görmeden sevecek olan ahir zaman ümmetimi görmek isterdim onlar sizin yaptıklaırnızın onda birini yapsalar bile sizin hepinizden çok sevap kazanırlar" meth edilmiş bir ümmetken farzları yapmaktan yüz çeviriyoruz. erteliyoruz zamanımız varmış gibi. bugün yola çıkan birinin adı ölecekler listesine alınmışsa nereden bilecek. bir saniyemizin garantisi var mı ki yıllık bütçeler yapıyoruz. "şuan ölecek gibi ahirete hiç ölmeyecek gibi dünyaya çalışmak lazım" ama biz ahiret kısmını hep unutuyoruz. yaşlılığımıza bırakıyoruz, kafamız rahatladığı zamanlara, sıkıntılarımız geçinceye. o zamanda biraz kafa dinleyeyim bir durun diyoruz. yani hiçbir zamana atıyoruz sonsuz ömrümüzü. oysa buradaki ömrümüz için ne yatırımlar yapıyoruz. 60bilemedin 70 sene için yaylada yaşıyorsan belki 100 sene. sonunda bitmeyecek mi? insan öldüğünde onun kıyameti koparmış. kuçuk kıyamet.
biz kulakdan dolma bilgileri din sandık sonra bilinçlendik zannedip bidatlere sarıldık. ehl-i sünneti unuttuk peşine düşmedik sünneti bırakmayaşım derken farzlardan olduk. biz herşeyi eksik yaptık. Rabbim bize yaptığımız amellerle değil merhametiyle muamele etsin. evliyalar hastalanmadıkları zaman üzülür  "Rabbimizi kırdık mı ki bizim duamızı istemiyor ve bu yüzden bize musibet göndermiyor" derlermiş. bizse ayağımıza taş takılsa küfreder haldeyiz. Rabbim bizleri onların ahlakıyla ahlaklandırsın. Efendimiz miraca çıktığı zaman "o söylediyse doğrudur" deyip Sıddik ünvanını alan Hz. Ebubekr gibi dinimizde sabit olmayı nasip etsin. savaşta oğulları eşi kardeşi ve babası şehit düşen sahabe kadının "Bana Efendimiz'den haber verin" haykırışları gibi Rabbim dostlarının ve kendinin sevgsini içimize yerleştirsin.
Rabbim bu Berat kandilinde tüm islam alemine zulm görenlere duaya ihtiyacı olanlara beratlarımızı versin. Bizleri af ve mağfiret eylesin....

Hiç yorum yok: