9.4.12

rahmet (hikaye vol.4)

Sevmiyorum böyle havaları! Öncesi içine işler insanın her ışıltısıyla yayılır sevinç tohumları etrafa. Sonra korkutur seni üstüne gelen gölgeler, gece oldu sanırsın yüreğinin şehrinde. Suya erişmek için duaya çıkan çiçeklerin rahmetidir gelecek olan, umut tomurcukları seslenir içinde. Sema bu kadar üstüne gelirken hüzünle nasıl akar sevgi nehri bir gönülden bir gönüle. Uzaklar yakınken bir gözkapağı gölgesinde yakınları sis kaplar muğlaklıklar ülkesinde. Bahar gelecekti hani? Onca yumuşak yüzlü beyazlıkların ardından vaadedilen cemre düşecekti; havaya, toprağa, suya...

Su erken davrandı cemreden galiba... Hasret gidermesi bitmemiş daha bu dünyayla... Nasıl ki biz hasreti aşka dahil sayan şarkılarla coşturuyoruz gönlümüzü, nasıl ki sesi oluyor sevdanın yolların tortusu, nasıl ki sen; ey yollardan gelen! Açtın kollarını bana hüzünle, umutla... Söz verişlerin var ya hani gülümsemenin kırık ucu gamzelerinin imzasıyla. İçimde yığılmış yorgun cümleleri hakettiğini söyleyen kitapların sayfaları yol oluyor sana. Hasret sevmelerden önce yerleşir yürünen yollara ki gelen rahmeti karşılamakta gecikmesin hisler festivali...

Rahmet; sevdayı beklerken dudak büküp hiçliğe akıttığımız iki damlaydı sevdiğim. "Beklemekse en korkunç haliydi yaşamanın"... Bu yağmurlar eşlik ederken bana gelişini mi haber veriyorlar yoksa...

Hiç yorum yok: