20.9.10

Şemşiye- 3yaşındaki İrem anlatıyor


şemşiye ne güzel şey...
regarenk bi kere.
panda şeklinde benimki kulakları bile var sallanıyorlar ben döndürdükçe.

şemşiye ne güzel şey...
ama ben yağmuru da çok seviyorum karı da.
annem izin vermiyor babam gelmeden oynamama, hazırlanıp bekliyorum camda.
hava kararıyor yavaşça babam görünüyor kapıda.
hemen yapışıyorum bacaklarına "hadi baba, hadi kar kaçacak"
aslında kar bir yer kaçmaz biliyorum ama ya giderse?
beremi bağlıyor annem sıkı sıkı atkımı da.
pandaya benzedim bende kocamanım baksana.

şemşiye ne güzel şey...
annem çıkıyor dışarı elinde şemşiye lapa lapa düşüyor karlar üstüne...
"bende bakıcam indirsene anne"
yağmur yağdı geçenlerde benim arabamında şemşiyesi var.
yağmur ne güzel tıkırdıyor onun üstünde. dinleye dinleye uyudum bende.
annem çok ıslanmıştı ama şemşiye onu korumadı mı yoksa?
biz ıslanmayalım diye o ıslanıyor ne komik.
mezurayı(metre) kestim diye kızdı annem bana bugün.
saklandım bende açık bıraktıkları şemşiyenin arkasına.
sandım ki annem bulamaz beni orada, korur beni şemşiye.
şemşiye ne güzel şeydi aslında...
görünmez oldum sanmıştım içine kıvrılıp ağlamıştım.
annemi karşımda görünce anladım şemşiye sadece gökyüzü içinmiş.
yukardan düşenlerden saklarmış seni elbiselerin ıslanmasın diye kullanılırmış bi tek,
 yoksa niye dolapta dursun ki hep.
annem çok kızmadı ama küstüm ben şemşiyeye.
hem ben seviyorum ıslanmayı ya da oynamayı suda, kardan adam yapmayı da.
istemiyorum artık şemşiye. o beni saklamadı.
oysa ne güzel şeydi şemşiye...

anladım ki sonunda hiç birşey korumaz bizi yaşamamız gerekenlerden.
hayat bu; ilk sözün "ınga.." sonu "eşşedü ella..."
arasındakilerse imtihan işte elinde olan sadece dua.
şemsiyeler koruyamıyor bizi acılardan, kırgınlıklardan ya da.
ne güzel anlamışım bunu 3 yaşında...

Hiç yorum yok: