31.5.12
düğüm
İki kişinin hayatı, iki işin gidişatı, iki düşüncenin kuyruğu birbirine dolanır. Kimini kopmasın diye sıkmak istersin, kimi açılsın diyedir tüm çaban, kimini öyle sıkmışsındır ki kopar, kimini gevşek bıraktığından açılır. En kararsız kaldığın yer; boğazına düğümlenen sözcüklerin ve onların ipine sarılı duyguların ile ne yapacağındır. Alışmak, çabalamak, düşünmek hiç biri bu düğümlerin varlığını sonlandırmaz ya da güçlendirmez.
Bağları koparmak bir sinir, bıkkınlık ya da heyecan anında mümkündür fakat düşüncelerinin kötürüm olması daha sonraki hayatını da engelleyecektir. Düşüncelerden arınmak ise hislerinin boşalacağı bir dönüm noktasıdır. Ne kadar zapettiysen o kadar coşmuş olan duygularının düğümleri bir gülle gibi çarpaçaktır hayatının duvarlarına. Bu safer yıkıntı altında kalan hem hislerin hem düşüncelerin olacaktır. Ayrı ayrı birbirine bağladığın bu iki unsur aslında içten içe birbirine bağlıdır.
Düğümlendiğin, düğümlediğin her şeyin nedeni yalnızlığındır. Kabullensen de kabullenmesen de yalnız olduğunun gerçeğidir her hareketinde destek almak isteyen uzuvların. Kendi desteğini kendi oluşturan bir mekanizmadır bilinç. Kapıları, bacası, rengarenk pencereleri de olsa bir yapıdır; dört duvara sahip. İçerisi ne kadar genişse o kadar çok düğüm vardır, içeri ne kadar çok giren varsa içeride gizli bir yapı daha barındırır. Kendini dengede tutmak içindir kurduğumuz bağlar.
Deniz kısıyında en uçtan kollarımızı açarak yürüdüğümüz heyecanlı anlar gibidir yaşamak. Kimsenin bizi tutmasını istemeyiz, bizi gözetmesini, dengelemesini, yalnız kendimiz olmak isteriz; koca bir enginle baş başa, ayaklarımız yerde, kollarımız havada ve gözümüz ufka bakarken. Fakat düşmekte istemeyiz, geri çekilmekte. Dengede olmak isteriz.
Kıyı bittiğinde ise yaşadığımızın sevincini haykırarak attığımız kahkahayı paylaşacak birini arar gözlerimiz etrafta; "Gördün mü?" deyip sarılmak isteriz. Hem yalnız hem birlikte olmak isteriz. Sarılacak kimsemiz olmadığında ise içimizdeki düğümleri tazeleriz. Güçleniriz düşüncelerimizi hislerimizle bağdaştırdığımızda, haklı olduğumuzu görmek isteriz yaptığımız çıkarımlarda. Bilmek isteriz, bildiğimizin onaylanmasını isteriz, sevmek isteriz, sevdiğimizin bilinmesini isteriz.
Nasıl ki tüm düzeni birbirine bağlı yaratmış Yaradan, bizim de içimizde bir düzen var sürekli yeniden var olan, dışımızda bir düzen var dönüştükçe yeniden şekil alan. Biz her dışarı adım attığımızda bilmeliyiz ki içimizde binlerce düğüm var bizi bağlayan, arkamızda düğümlerimizi tutan eller var sallanan.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder